ADAM : BERK OKTAY SONBAHARIN PEŞİNDE!

By  |  0 Comments

Berk Oktay’ı nasıl bilirsiniz?

Yaklaşık 8 senedir oyuncu olarak ekranlarda hayran olduğumuz biri olsa da Berk Oktay aslında bu ülkenin yetiştirdiği en iyi modellerden biri. Best Model’e gireyim de oradan dizilere zıplarım düşüncesiyle başlamış bir kariyer de değil onunki. 2000’li yılların başında adım attığı mankenlik kariyerinde Gucci, D&G, Ferre ve Prada gibi birçok markayla çalışıp 100’ün üzerinde defileye çıkan bir supermodel. Kısacık dönemde rüya gibi bir kariyer yaptıktan sonra oyunculuğa merak saran Berk, son olarak Show TV’de yayınlanan İlişki Durumu Karışık ile evlerimize konuk oluyor. Dizi boyu sergilediği “arada kalan aşık erkek halleri” dizinin reytinglerine reyting katsa da biz onu manken olarak özleyen tayfadan olduğumuz için bu moda çekimini yaptık. Ne de olsa “manken gibi” deyimini söyleyebileceğimiz çok oyuncu kalmadı ortalıkta. EYLUL_kapak-01-01

Röportaj: Oben Budak

Aslında sen de modellikten oyunculuğa geçenlerdensin ama biz seni direk oyuncu olarak kabul ettik nedense, bu başarıyı nasıl sağladın?

Aslında Türkiye’de iş yaptığım dönemde en çok iş yapan modellerden biriydim, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. 2000 senesinde modelliğe başladım. 2003 yılında Best Model’e girdim ve kazandım ama insanların düşündüğü gibi birinci gelir gelmez iş yapmaya başlıyorsunuz, gibi bir durum olmuyor. Dışarıdan gözüken o.

Gerçek anlamda ilk büyük işini nasıl kapmıştın, hatırlıyor musun?

Yurtdışından model getirip götüren bir tanıdığım vardı, onun ajansına iş yok mu diye sormaya gidiyordum. Yolda karşılaştık, yanında iki dev yabancı manken! Berk dedi, bir katalog işi için Lara Sayılgan’a götürüyorum bu çocukları, sen de gel, hem tanışmış olursunuz dedi. Lara ile tanıştık ve yabancı modellerin arasından beni seçti katalog çekimi için. Benim için acayip bir motive oldu ve ayrıca para kazandım, o dönem için önemliydi.

Yurtdışına nasıl sıçradın peki?

Emre Ünal’ın portfolyosu için bir fotoğraf çekimi yapmıştık, o zaman baklavalarım filan harikaydı. O çekimi arkadaşım Milano’daki bir ajansa gönderiyor onlar da beni Milano Moda Haftası için çağırıyorlar, çok hızlı oldu. O ufacık ajansta Milano Moda Haftası içinde en çok iş yapan 10 model arasına girdim. Sonra Paris’e gittim. Fakat orada hiç iş yapamadım.

Neden?

Biraz kalın geldim onlara, 46 beden erkek model arıyorlardı, ben cekektlerin içine giremiyordum.

berk1kr

İtalya’da Ferre defilesinden fotoğraflarını çok net hatırlıyorum. Tatlı gelmedi mi o hayat, nasıl bırakıp dönebildin ki?

Genelde modelliği oyunculuğa sıçramak için bir basamak olarak kulanıyor herkes. Şu an başka bir sektöre döndü olay. Hala 20 senelik mankenler podyumda. Ben o zaman bu işi asıl kariyerim olarak yapmak için gitmiştim. Tokyo’da bana bir senelik anlaşma teklif ettiler. Ciddi iyi kampanyalar kapmak üzereydim ama Türkiye’ye dönüp aileme verdiğim sözü yerine getirmem gerekiyordu. Eğitimimi yarıda bırakmıştım ve onu tamamlamak istedim.

Aile için yani, çok duygusal. Okulu bitirip geri dönseydin keşke.

Denedim aslında ama kapılar yüzüme bir bir kapandı. Bu yüzden ne iş yaparım diye düşünürken tesadüfen Türker İnanoğlu ile tanıştım. Annemin bir arkadaşının tanıdığı çıktı, beni görüşmeye çağırdı. Odasına girdim 10 dakika falan havadan sudan konuştuk ve ilk işimi aldım.

Mankenlik hayatını sevmiş miydin? Sürekli ülke değiştirmek, model evlerinde kalmak o yaşta bir genç için gayet cazip olmalı.

İlk gittiğimde hepsi ayrı ülkeden gelen 6 modelle birlikte kalıyordum. Şimdiki aklım olsa başka davranırdım ama sanırım yurtdışına adapte olamadım ben. Buraya hep bir özlemim oldu. Ama bana çok şey kattığına eminim. İlk Milano’ya gidişimde bana verilen adres yanlış çıktı. Telefonumu yurtdışına açmayı unutmuşum. Fuar zamanı olduğu için küçük otellerin hepsi dolu, cebimde zaten doğru düzgün para yoktu. Geceyi geçirmek için parkları gözüme kestirdim, o derece. Her yerde bir Türk vardır, derler ya, bu gerçekten doğru! Yollarda çaresizce dolanırken kafamı bir kaldırdım “İstanbul Döner Kebab” yazıyor. İçeri girdim abi durum böyle diye yaşadıklarımı anlattım, yarına kadar kalacak bir yere ihtiyacım var, dedim. Bana bir oda verdiler ve geceyi geçirdim.

berk2kr

İyi insansın, iyi insanları çekmişsin demek ki ne güzel. Peki modellik yaparken fotoğraf makinesine poz veriyordun, oyunculuğa geçtiğinde hareketli görüntüler vermek zorundaydın. Bu ikisinin ayrımını nasıl yaptın?

Çok zor oldu. Açıkçası benden çok rol arkadaşlarım ve yönetmen zorlanmıştır herhalde. Birinde poz vermen gerekiyor, diğerinde poz vermemen, hatta kamerayı unutman gerekiyor. Tabi duracağım yeri bilemiyordum. Zor oldu ama ben de çok uğraştım. Çekimim olmadığı günlerde bile kamera arkası izlemek için sete gidiyordum.

Yeni dizin İlişki Durumu Karışık’ta çok hissediliyor ama bu değişim. İyi ki uğraşmışsın oyunculuğunla.

Kilometre işi bu. Okul okuyan insanlar bunları bilerek geliyor kameranın karşısına, bense bilmeyerek geldim. Yaklaşık 9. senem, 400 küsur bölüm dizim olmuş, hep daha iyi oluyor.

Dizindeki gibi ilişki durumunun karıştığı zamanlar oluyor mu?

Her insanın oluyordur tabi.

Nasıl atlatırsın bu dönemi?

Kendi kendime çok konuşan bir insanım. Ama tabi her insanın çevresinde danışabileceği insanların olması lazım. Bu yüzden arkadaşlarımla paylaşıyorum. Sonuçta ne olursa olsun olay kendinde bitiyor. 5 sene önce yaşadığın bir karışıklığı daha farklı atlatırsın. 5 sene sonra da bugün yaşadığım bir sorunu daha kolay atlatabilirim.

berk5kr

Dizideki karakter Can sana ne kadar uyuyor?

Can biraz şizofrene doğru yol alıyor. Ama eğlenceli de bir yandan. Çok gerçekçi bir senaryoyu canlandırıyorum. Çocukluktan beri hayran olduğu bir kadın var karşısında ve aşkına karşılık alamıyor. Diğer yandan karşısına acayip bir şekilde hayatına giren ve hayatındaki bütün boşlukları dolduran bir kadın çıkıyor. Çok kötü bir durum aslında. Bir tarafta saplantı var, bir tarafta vazgeçilemezlik var. En keyif aldığım karakter bu oldu galiba.

Bu durum ekranda da hissediliyor. Bir kere komedi sana çok fazla yakışmış. Ben daha önceki rollerine çok ısınamamıştım.

Rol seçimi kendi elinde olmuyor bazen insanın. Bir de biliyorsun Türkiye’de kariyer planlaması yapılmıyor. Önüne gelen senaryolardan seçmek zorundasın.

Sette en çok kiminle ilgileniyorsun?

Seren ile eğleniyorum. O çünkü Ayşegül karakterinin aynısı! Bu dünyadan değil gibi. Çok televizyon izlemeyen, gereksiz şeylerle beynini doldurmayan enteresan bir kız.

Bir röportajında hedefim huzur demişsin, huzurlu bir dönemde misin?

İnsanın hayatta huzura ulaştığı zirve nedir bilmiyorum ama şükretmesini bilen biriyim. Beni çok mutlu eden bir diziyle uğraşıyorum ama yine sorun çıkabiliyor. Maddiyatın ön planda olduğu bir zamanda yaşıyoruz, o anlamda bir huzursuzluk çıkabiliyor, özel hayatın karışabiliyor.

Huzuru en çok ne bozuyor hayatında?

İstanbul’da yaşamak bile huzurunun kaçması için yeterli olabiliyor. Çok seviyorum ama yaşarken de zorlanıyorum. Sevip de ayrılamamak böyle bir şey olmalı! Ayrıca çok iş odaklı biriyim, işte çıkan huzursuzluk bir iki günümü alıyor.

berk3kr

Kendine bakıyor musun, sağlığına önem veriyor musun? Yoksa sadece güzel görünmek adına spor salonuna gidenlerden misin?

Benim en büyük spor yapma sebebim kafamı rahatlatmak. Bir nevi terapi. Ama bu iş temposunda sadece bir gün gidebiliyorum. Onun dışında vitamin takviyesi kullanırım. Sağlıklı beslenirim, bitki çayları içerim.

Yaş itibariyle hepimizin aile kafasına geçmeli miyim, geçmemeli miyim diye kendi içimizde savaş verdiğimiz bir dönemdeyiz, sende nasıl bu işler?

Ben de düşünüyorum tabi. Bence düzgün bir aile kurabilirse insan işte o da bir huzur kaynağı. Ama seçim çok önemli tabi yanlış bir seçimde olaylar kötüye gidebilir.

İlişkiler bile uzun süreli gitmezken evlenmek çok zor değil mi?

Hem de nasıl zor. Bizim camiyaya bir bakıyorsun garip değil mi? Çok mutlu çiftleri görüyorsun ama 2 sene bile sürmüyor evlilikleri. İçimde evlilik isteği var. Ben o yönde giden bir insanım, inşallah olur.

berk4kr

Peki artık modaya dönelim. Dolabını karıştırsak en çok ne bulabiliriZ?

Siyah ve beyaz tişörtler.

Renklerle alakan yok mu yani?

Yeşil kullanırım arada, çok renkli bir adam değilim giyinme anlamında. Dizilerde karakter gereği renkli şeyler giydiğimde hoşuma gidiyor aslında ama günlük yaşantıma yansıtmıyorum bunu.

Stilin üzerine neler söyleyebilirsin?

Ben rahatlıktan yanayım. 17 yaşında modellik yapmaya başladığım için dünyaca ünlü birçok tasarımcının kıyafetini giydim diye düşünüp gündelik hayatta rahatlık düşkünü oldum.

Takım elibse ya da smokinle aran nasıl. Biliyorum bir sinema filmi hayalin var, onun galasına smokin giyersin herhalde?

Tabi ki de! Yerine göre giyinmek önemlidir.

fotoğraflar aytekin yalçın

moda editörü alexander koko/obex

adam berk oktay

saç ve makyaj uğur kıral

röportaj oben budak/obex

moda editörü asistanı emir kaynak/obex

Maşka Küçükçiftlik Park‘ına teşekkür ederiz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *