BİR HABERCİNİN KIRMIZI PANTOLONLA İMTİHANI

By  |  0 Comments

Cüneyt Özdemir

BEN kıyafet seçiminde nasıl derler biraz tutucuyum. Hatta bu cümleyi yazıp bir kaç dakikalığına düşündükten sonra fark ediyorum ki biraz değil bayağı tutucuyum. Kuşkusuz bunda yaşadığımız, büyüdüğüm çevrelerin tabuları, önyargıları kadar yaptığım işin rolü de büyük. Şöyle beni serbest bıraksanız işin kolayına kaçıp tüm hayatımı Sinan Çetin ya da Cem Yılmaz gibi siyahlar içinde bir kostümle geçirebilirim. Bunda alışveriş sevmememin hatta alışveriş yapmaktan nerede ise utanacak kadar sıkılmamın da rolü çok büyük.

Cüneyt Özdemir 

Bu yüzden gardırobumda ne var ne yoksa ya eşimin seçtiklerinden ya da benim eşime seçmesini söylediklerimden oluşuyor. Bir de tabii ekranda giyelim diye sezonun başında ortasında kanalın ayarladığı sponsorlardan gelen siyah takım elbiseler var!

Benim gibi hemen her gece ekrana çıkıp haber sunan biriyseniz kıyafetlerde de bir farklılık yaratmakta fayda var. Nasıl bir zamanların efsane sunucusu Gülgün Feyman nerede ise her gece başka bir saç modeli ve rengiyle çıkıp haber sunabiliyorsa sizin de saçların rengini değişteremeyeceğinize göre üstünüzdeki bir kaç kıyafetle oynamanız gerekiyor. En azından böyle bir önyargı vardı.

Gelin görün ki erkeklerin giyim kuşam dünyasında  işler o kadar kolay değil.

Zira Erkek kıyafetinin ekranda görünen kısmı üç ana hattan ve 3-4 çeşit aksesuvardan oluşuyor. Ceket, gömlek kravat  üçlemesi ekranda bir habercinin olmazsa olmazı. Bunu saat, kalem, mendil ve en fazla kol düğmeleri ile zenginleştirebiliyorsunuz.

Bir dönem bu arayışa ben de inanmış, hemen hergün kanalın bulduğu bir sponsor firmanın ceketlerin kravatlarını farklılık olarak giymeye kaptırmıştım. Çıkan sonucun vehametini ve erkek modası denilen şeyin aslında ne kadar da yavan olduğunu yıllar sonra geriye yönelik bir toparlama program yaparken fark ettim. Montaj masasında ardı ardına kendimi gördüğüm kıyafetlerde bir haber sunucusndan çok mahalledeki nişanına ne giyeceğini bilemediği için prova yapan bir genci andırıyordum.

O gün bugündür ekranda sadece koyu renk bir ceket ve koyu renk bir kravat takıyorum. Beyaz ve mavi gömlek de olmazsa olmazları.

Şimdi hayatınızın büyük bir ksımını böylesine ciddi bir kostüm dünyası içinde geçirince doğal olarak haftasonunda bir anda kırmızılı yeşilli kıyafetlere girmeniz en azından psikolojik olarak kolay olmuyor.

İşin içinde hali hazırda küçük çaplı bir tanınmışlık da varsa ve bu tanınmışlık da pek haz edilir bir şey gibi gelmiyorsa bir de giydiğiniz pantolonun rengi ile dikkat çekmek  istemiyorsunuz.

Bu yüzden geçtim ekran önünü ekran arkasında da  bir türlü kırmızı pantolon giymeye cesaret edemiyorum.

Elbette bir nedeni daha var. Hadi diyelim kırmızı pantolonu giydik peki ya altına uygun renkte  ayakkabıyı nereden bulacağız. Öyle ya Gülgün Feyman’ın saç şekli ve renginin çeşitliliğinin tam zıttı bir sayıda erkek ayakkabı tasarımlarından bahsediyoruz.

Arasan da dünyayı dolaşsan da üç beş çeşitten fazla erkek ayakkabısı tasarımı bulanamayan bir dünyada yaşadığımızın çoktandır farkındayım.

Neyse o da artık başka bir misafir yazımızın konusu olsun.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *