COOL SERSERİ : RIZA KOCAOĞLU

By  |  0 Comments

7-8

Röportaj : Oben Budak

Gazeteye, dergiye dönemin popüler oyuncuları hakkında yazı yazarken el alışkanlığı olarak güzel ya da yakışıklı oyuncu klişesi çıkıveriyor insanın klavyesinden. Mankenlik camiasından dizi dünyasına transit geçişin sayısı o kadar fazla ki, sonradan kendilerini geliştirenler olsa da bize ilk tanıtılan şekilleri bu; güzel ya da yakışıklı olmaları. Ama aynı kategoriye rahatlıkla sokabileceğiniz fiziki güzelliklerinin olması haricinde asıl olarak yetenekleri ile dikkatimiz çekenlerin tadından yenmiyor tabi ki. Rıza Kocaoğlu’nu ilk izlediğimde oynadığı rolü ruhuna işlemiş olması dikkatimi çekmişti. Sonrasında tiyatro sahnelerinde defalarca kez bu enerjiye şahit olunca yaptığı işleri takip eder oldum. Ekranların en popüler dizilerinden Karadayı’da oyunculuk konusunda ayar vermeye devam eden oyuncu ile sert mizacından oynamak istediği taytlı süper kahramana kadar genişleyen bir spektrumda konuştuk.

ekim

Röportaj Oben Budak

Çok iyi bir Türk dizisi-filmleri takipçisi değilimdir ama seni ilk beyazperde üzerinde Kabuslar Evi’nden, sonra da Kürklü Merkür’den hatırlıyorum. Rol seçiminde hep aykırı adam mı oldun, bana mı öyle denk geldi?

Bir proje değerlendirirken öncelikle senaryonun bütünlüğüne, tutarlılığına sonra kendi karakterimin bu bütün içindeki misyonuna odaklanıyorum dolayısıyla özellikle aykırılığına dikkat etmiyorum. Bazen çok sıradan karakterleri oynamak da çok ayrıksı olabilir işte orda devreye oyuncunun yorumu, role kendi derininden kattıkları giriyor sanırım..

Bıraksalar sadece tiyatro yapacak gibi duruyorsun, öyle midir?

Kim bırakmıycakmış, kim engel olabilir bildiği yolda gidene 🙂 Tiyatro bizim söz söyleme, bitmeyen hikayemizi aktarma alanımız. Yaşamı kuşaklar, çağlar arasında taşıyan, hayatın devamına hizmet eden hikayeleri dünden alıp yarına aktardığımız alanımız sahne benim gözümde, o yüzden elbette çok yaşamsal ..

5-6

Şu an üzerinde çalıştığın bir oyun var, anlatmak için çok erken değilse bahsedebilir misin?

Tabi ediyim, Bernard-Marie Koltes in Ormanlardan Hemen Önceki Gece adlı oyununu çalışıyoruz TiyatroBiriken ile oyunu Okan Urun ve Melis Tezkan yönetiyor. Beni çok etkiliyen bir hikaye çok sarsıcı bir dili var oyunun, bakalım çalışıyoruz umarım altından kalkabilirim

Peki bu kadar ağır tiyatro sevdasına rağmen Türkiye’de başarılı örnekleri çekilebilse senden süper kahraman da iyi olurdu bence. O taytlı karakterlerden hangisini canlandırmak isterdin?
V for Vendetta uyar mı? 🙂 Bilemedin Joker o da olmazsa Magneto :))

Ağır abi rollerinde oynayanlarda gerçek hayatlarında da rollerinin etkisi altında kalmalarının komik versiyonlarını biliyoruz, sen de oluyor mu böyle başkalaşım?

Öyle olsa onlarca adam öldürmem, bir sürü insan tutuklamam, pazarda don satmam ya da koltuktan hiç kalkmadan evde oturmam gerekir böyle bişey mümkün mü!Ayrıca hangi rol beni etkisine alabilir hepsi benim karakterimden beslenirken. Kendi karakterim hiçbir rolün etkisine girmeyecek kadar üzerinde çalıştığım bişey e kolay değil 35 yıl oldu.. :))

Tanıyınca anlıyorsun ama dışarıdan sert bir mizacın var, Göztepe ve maçların etkisi mi?

Bilmem aslında makara çocuğumdur.

3-4

Bildiğim için soruyorum, dışarıdan hiç öyle gözükmüyor da…

Kırılmaktan korktugum için belki bilmeden öyle bir savunma yöntemi geliştiriyorumdur yada fiziksel özelliklerim öyle yansıtıyodur ama aslında galiba gereğinden fazla naif ve kırılgan zamanlarım oluyor..

Yazın Çeşme karşılaşmamızda Peru hikayelerini ilgiyle dinledim, hatta Gonca Vuslateri ile böyle bir planımız bile var. Senin aklına nerden geldi? Hani başarılı bir dizi sezonu atlatmışsın, neden paranı bildiğimiz yerlerde yemedin?

İnsanı, bireyi belirleyen parayı nasıl harcadığıdır derdi Tiyatro bölüm başkanımız Prof.Dr Murat Tuncay. Güney Amerika çocukluğumdan beri görmek istediğim Che’yi tanırken kitaplarından tanıştığım kıta .. Motosiklet Günlükleri okudugumdan beri heryerini merak ettiğim kıtayı keşfe bir yerden başladım ama daha bitmedi sürecek… Kesin gidin Gonca’yla, çok iyi gelicektir. Zaten Gonca ile her yer Latin Amerika 🙂

9-10

O konuda da haklısın bak! Pek Milliyet’te Aydil Durgun’a verdiğin röportajda “Hayat dediğin 35’lik bir paket de biz mi uzatıyoruz” diye kendini sorguladığından bahsetmişsin, benim de geçen sene böyle bir sorgulamam oldu açıkçası. Sonuçta doğru olmadığını görmüş olmalısın, nasıl uzaklaştın bu fikirden?

Hayat bazen yaşanan, bazen sorgulanan bir şey. Sorguların yoğunlaştıgı bazı dönemler oluyo, buna senin konumun kadar dış dünya da etki ediyor. Böyle bir dönemden geçerken acaba diyorsun bitti mi mutluluk? Heyecanlar bitti mi? Soruyosun bunları, sonra yok diyorsun yenilenme, silkinme zamanı… Sanatına, üretimine yogunlaşıp yeniden yürümeye başlıyosun. Abartmaya, çok soru sormaya gerek yok tadını çıkar diyosun, mizahı unutma diyosun. Mücadeleyi unutma, bak futbol var ne güzel, kızlar da çok güzel diyosun. Ama savaşlar, baskılar derken tamam işte diyosun güçlü ol ki barışa güç kat, renk kat, hayata inan, gül güzel günler için gül ve sabah uyanınca aç pencereni çek yaşamı, güneşi içine ki “güneşin olsun gönlünde…”

Uzaklaşmanın bir yolu da çocuk yapmakmış, ben çocuğum olmalı diye dolaşıyorum birkaç yıldır, sende durumlar ne?

Evet insanlar bitti sandığı noktada çocukla sıfırlanıp onunla yeniden başlıyolar hayata gibi geliyor. Açıkçası bana da..

Gardrobuna gelelim mi? En çok nasıl kıyafetlerin var? Deri montlar… Bol tişörtler, şapkalar vs…

Bir kaç tane kotum, düz beyaz tişörtlerim, ya da siyah bi kaç kapşonlu, dedemin hırkaları, bir de deri montum bu valla bu 🙂

11-12

Alışverişle aran nasıl? İnternetçi misin, görmeden olmazcı mı?

İnternette alışverişi beceremiyorum çok.

Tarzın olmasa da galalar ya da şık davetlerde smokin hadi onu geçtim şık bir takım elbise giyilmesine nasıl bakıyorsun?

Nerde nasıl davranmasını bilmek bazen iyidir. Haa bazen de degildir. Smokin giyilir tabi ama çıkartıp koşadabilirsin her an :))

Son olarak bundan 50 sene sonra tarih seni nasıl ansın?

Hmm valla bilmiyorum ama sevilmek iyidir. Vicdanlı, yürekli adamdı deseler mesela ya da şerefime kalkan kadehler fondip yapılsa bir kıpırdarım herhalde.

12-13

FOTOĞRAFLAR LARA SAYILGAN/STUDIOPLUS

MODA EDİTÖRÜ ALEXANDER KOKOSKERIYA/OBEX

ADAM RIZA KOCAOĞLU

RÖPORTAJ OBEN BUDAK/OBEX

MODA EDİTÖRÜ ASİSTANI EMİR KAYNAK/OBEX

FOTOĞRAF ASİSTANI ERMAN İŞTAHLI/STUDIOPLUS

FOTOĞRAF POST PRODÜKSİYON CEM YURTSEVER

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *