MADE IN ISTANBUL: HATİCE GÖKÇE

By  |  0 Comments

Röportaj: Alexander Koko

Alexander: Yaratıcısı olduğun Hatice Gökçe markası nasıl doğdu?

Hatice: Kendi markamı kurmaya üniversite yıllarının başında karar vermiştim.16 yıldır erkek giyim dalında profesyonel bir tasarımcı olarak varlık gösteriyorum. En başından beri alternatif erkek giyim markası olmak üzere yola çıktım. Hala aynı yolda hızla ilerliyorum. Markamı, 16 yıl önce sektördeki erkek giyim alanındaki boşluğu doldurmak ve bir alternatif olmak hayali ile kurdum.

Alexander: 2016-17 kış koleksiyonu hazırlarken ilham kaynağın neydi? Koleksiyonun teması, stili, kumaşları ve renkleri neler?

Hatice: Dünya genelinde her yıl 1,7 milyon kadına meme kanseri tanısı koyuluyor. Meme kanseri genel olarak erken evrede teşhis edilmekle birlikte; tanı anında hastaların %9’u metastatik evrede oluyor, yani hastalığı diğer organlara yayılmaya başlamış oluyor. Meme kanserine yakalanan kadınlara destek olmayı hedefleyen bu projeye dair fikir ilk defa ortaya atıldığında, bu kadar çok kadını ve milyonlarca hayatı etkileyen bir hastalığa karşı ufak da olsa bir şeyler yapabilmek çok anlamlı geldi bana. Böylece Pfizer ile bir işbirliği yapma imkanı doğdu. Pfizer Onkoloji’yle birlikte yürüttüğümüz metastatik (ileri evre) meme kanseri farkındalık projesi kapsamında hazırladığım koleksiyonun adı “Yeni Hikayeler”. Bildiğiniz gibi aslında erkek giyimine yönelik tasarımlar yapıyorum genelde ve antrasit ve siyah tonları kullanıyorum. Ancak bu koleksiyonla ben de biraz sınırlarımı zorladım ve pembe renkle özdeşleşen ileri evre meme kanseri ile mücadelede farkındalığı artırmak ve meme kanseri hastalarına umut vermek için kiraz çiçeklerinden ilham aldım. Pfizer Onkoloji’yle böyle bir işbirliği yapma olanağı ortaya çıkınca, bu güzel amaç için alıştığım renklerin dışında renkler kullanarak, kadınlara yönelik tasarım yapma fikri çok hoşuma gitti. Proje tasarlanırken de erkeklere yönelik kıyafetler tasarlayan birinin, kadınlar için koleksiyon hazırlamasının hoş bir kontrast yaratacağı düşünülmüş. Bu projede özellikle ileri evre meme kanseri hastası kadınlara umut vermeyi ve meme kanserine yönelik toplumsal farkındalığı arttırmayı amaçladık. Bunun için kiraz çiçeği konseptini seçtik ve kiraz çiçeği tonlarıyla umudu temsil etmeye çalıştık. Erkekler için pembe renkleri kullandım bu koleksiyonumda ve umudun dönüştürücü etkisi için de aynaları kullandık.

Alexander: Hatice Gökçe’nin tasarımlarını tercih eden erkeklerin stili ve karakterleri nasıl? Kimin giymesini istersin? 

Hatice: Yüksek beğeniye sahip, yaratıcı departmanlarda çalışan erkekler müşterilerim. Samimiyet ile diyebilirim ki giymesini arzu ettiğim erkekler tasarımlarımı giyiyorlar.

Alexander: Türk erkeklerin stillerini ve stile bakışları nasıl buluyorsun? Neler eksik, neler fazla?

Hatice: Şu an tasarım ve modanın bilincinde azımsanmayacak bir erkek kitlesi var ve bu kitle alım gücünü arttırdıkça tasarıma daha çok harcaması gerektiğinin de farkında. Bir giyim kültürü oluşuyor ve bu da Türk erkek stilini yaratacak. Oldukça zengin kültürlerin kesişme noktasındayız ve bu kendi tarzımızı yaratmada bize kolaylık sağlayacak hatta sağlıyor. Türk erkek stilinin oluşmakta olduğunu düşünüyorum ve bu beni çok heyecanlandırıyor.

Alexander: Fırsatın olsaydı dünyada kimin için ve nasıl bir tasarım yapardın? 

Hatice: Robbie Williams ve Marlon Brando için tasarım yapmak isterdim. Hala % 50 şansım var 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *